Aslında ne yaptıklarının kendileri de farkında değildirler. Sırf bir şeyler yapmış olmak için yinede yaparlar. İç dünyalarında kendilerini sorgulayan bir vicdana sahip olmadıklarından, "tereddüt" kelimesi onlar için uzak bir kavramdır. İç güdüleri daima kötü şeylere karşı daha eğilimlidir. Dolayısı ile sağlıklı düşünemezler.
Yukarıda da belirttiğim gibi, bu kişiler iletişim sorunu yaşadıklarından, kendileri için söylenen nasihat bazındaki sözleri bile, anlamakta bir hayli zorluk çektikleri gibi; anlayamazlarda. Hayatın her alanında bu tip insanlarla karşı karşıya kalmak, aslında hiçte tevafuk değildir. Bu kişilerin kendilerini ispatlayabilmek için yapabileceklerini düşünmeye kalksak, yaptıkları şeyler hiç düşünmediklerimiz çıkacaktır. Söz konusu bu kişiler, kendilerine bile tahammül edemezler, dolayısı ile hiçbir şeye/hiç kimseye de. İnanılmaz derecede bir vurdumduymazlık modunda yaşarlar hayatı. Aile, akraba, iyi dostluk kavramları, onlar için bir anlam teşkil etmez. Onlar için varsa yoksa kendi rahatlıkları ve düşünceleridir. Belli bir hedefleri olmadığından, yaşamın gayesini idrak etmekte güçlük çekerler. Aslında tüm bunların açıklaması: “Yaşamış olmak için yaşamak" tır.
Rabbim böyle insanlardan etmesin inşallah bizleri…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder