14 Kasım 2010 Pazar

MEKTUP ( cezaevindeki bir dosta)


Selamunaleyküm...
Allahımın merhameti üzerinizde olsun. Allahım yar ve yardımcınız olsun, ve bir daha bu hatalara düşmeyi, Rabbim cümlesiyle beraber  sizlere de nasip etmesin insallah.  Aslında bu mektubu yazmaya yüzüm olmadığı düşüncesindeydim.  Ama yinede bütün arsızlığımı bir elbise gibi kuşanıp,  düşündüklerimi kaleme almaya karar verdim.  Hayat şartları ve insanların, egoistçe, hodbince yaşam tarzları gerçekten yaşamayı zor bir hale getirdi. gerek bu sebeplerden, gerekse de  kişisel sıkıntılar nedeniyle, eminim benim gibi binlerce, hatta milyonlarca insan, hayatın hangi evresinde  olduğunun farkında bile degildir. Belkide bu sana yazdığım ilk mektubum, belkide ilk defa halini hatırını soracağım.  Bu demek değildir ki; sana karşı ilgisiz ve katıyım.
Temennim nasip olurda çıkarsan insallah, son 5-6 yıl içerisinde yaşadıklarından, gurur duyulacak ve takdir edilecek bir şekilde ders çıkarmandır. Nasıl olduğunu merak edip, tabiki endişe içerisindeyim.  Ama yinede nasılsın, iyi misin, burdakiler çok iyiler, falanca selam eder, gözlerinden öper, şu şöyle , şu böyle, falanca öldü, falanca kaldı gibi, olağan dünya meseleleriyle  satırlarımı doldurmak istemiyorum.  Şuna emin olki; Cenab-ı Hak yarattıklarını esirgemekle mükelleftir.  Buna istinaden,  sana ve kader arkadaşlarına haddim olmadan şiddetle tavsiye ediyorum. Hayatın olumsuz yönlerini bir tarafa bırakın, ve kendinize iki  tane liste oluşturun. Birincisi EKSİ' ler  listesi olsun.  İkinciside ARTI' lar listesi. Şu an içerisinde bulunduğunuz durumu eksiler listesine  ekleyip, hayatınıza artılar katmak için çabalar sarfedebilrsiniz.  Emin olun ki;  şimdiye kadar yaptıklarınız önemli değildir, asıl önemli olan, bundan sonra neler yapabileceklerinizdir.
"YAŞANAN BAŞARISIZLIKLAR,  YAŞANACAK GÜNLER İÇİN BİRER TECRÜBEDİR."

Sizleri en güzel ve en emin olana emanet ediyorum. Kalın salıcakla...
Selamunaleyküm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder