14 Kasım 2010 Pazar


DÜŞÜNCELERİM SEYR-Ü SEFADA (alfebatik-sesli siir)



Mistik bir keman nağmesi kulaklarımda,
Gözlerim, sanki acılarını dökmek istercesine, boşluğa dalıyor.
Bezgin bir ruh halinin, yükünü sırtlamış bedenim.
Ve çaresizliğime dökğüm son bestemin,
En acı mırıltısı dudaklarımda…

Gerçekten olmayacak mısın hayatımda,
Hasretinle yanan zavallı yüreğimi,
Bakışlarınla teselli etmeyecek misin artık.
Sensizliğe müebbet mi yedi hakikaten yüreğim.
Offfff   offffff
Sensizlik ölümden de öte be gülüm,
Ben sensiz neylerim. 
Durgunluğum hiç terk etmiyor beni,
Dilim desen sanki lal…
Sensizliğin mahkumu  olmuşken ömrüm.
Al,  al...
Gel de istersen canımı sen al.
Yeter ki son  kez yüzünü göreyim.
Göreyimde,  gördüğüm gün öleyim

Anlatamıyorum  bazen  sensizliği yüreğime,
Teselliler  bile manasız kalıyor,
İfade edemiyorum kelimelerimle.
Çaresizliğim  beni, yine  gafil  avlıyor.

Sensizlik şimdiye kadar tattığım,
Alkol değeri yüksek, en tehlikeli içki…
Seçme şansım yok,
Sensizlik her gün  sallıyor beni.
Sigaram  parmaklarımın arasında,
Ve ben,  dudaklarımda olmayan sigarımı,  ateşlemeye  çalışıyorum.
Bakışlarımın dokunduğu her noktaya  resmini çiziyorum.
Düşüncelerim seyr-ü  sefada…
Yitirdiklerini bulmaya çalışan,  bir günümü yaşıyorum.

Ve  vardığım her menzilde sen çıkıyorsun karşıma.
Şartlı  arayışlardayım…
Geçtiğim yere geri dönmem, söz konusu bile değil.
Nafile olacak haykırışlarım.
Geziniyorum  yüreğimin,  zifiri karanlık sokaklarında.
Toza dönmüş sevgilerin,  küllerini savuruyor ayaklarım.
Adımlıyorum...
Adımlarım öyle temkinli, ve  bir o kadarda ümitsiz ki,
Seni koyduğum yerde bulamayacağımı sanıyorum.
Ve öyle bir yere geliyorum ki;
Olduğum yerde kalıyorum…
Bir adım atsam uçurum,
Zaten geriye dönemiyorum…


ŞİİR                    : Ahmet KARACA

YORUMLAYAN: Eylül




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder